menfi tespit
negative declaratory relief
Genel olumsuz tespit; borç, rekabet ve sınai mülkiyet anlamları ayrı tutulur.
Türkçe hukuk terimleri ve İngilizce karşılık önerileri; hukuk alanı, kullanım bağlamı ve kaynak bağlantılarıyla birlikte. Bu sayfada 80 editoryal hukuk kaydı yer alır.
negative declaratory relief
Genel olumsuz tespit; borç, rekabet ve sınai mülkiyet anlamları ayrı tutulur.
statement of defence
Türk hukukundaki savunma dilekçesi; İngiltere ve Galler kullanımına uygun işlevsel karşılık.
reply to the defence
Davacının savunmaya cevabı; cevap dilekçesinden ayrı aşama.
rejoinder
Davalının ikinci dilekçesi; bütün common-law sistemlerinde otomatik hak değildir.
counterclaim
Karşı talebin dava olarak ileri sürülmesi; usul koşulları hukuk sistemine göre değişir.
relief sought
Mahkemeden istenen sonuç; remedy sought da bağlama göre kullanılabilir.
statement of claim
Genel karşılık; E&W claim form ve particulars of claim ayrı belgeler olabilir.
procedural prerequisite for an action
Cause of action ile eşleştirilmez.
legal interest in bringing proceedings
Hukuken korunmaya değer yarar; interest sözcüğünün faiz anlamından ayrı.
proper-party status
Taraf sıfatı bağlamındaki editoryal karşılık; hostility yalnız farklı anlamda kullanılır.
status as the proper claimant
Taraf sıfatı ile dava ehliyeti ve dava takip yetkisi ayrı değerlendirilir.
status as the proper defendant
Talebin yöneltileceği kişiyle ilgilidir; hostility önerilmez.
objection to subject-matter jurisdiction
Görev ile yer bakımından yetki ayrı alanlarda tutulur.
objection to territorial jurisdiction
Burada yer bakımından yetki; international jurisdiction ayrıca etiketlenmelidir.
pendency of the same proceedings
Lis pendens karşılığı, taşınmaza ilişkin dava bildirimi anlamından ayrılmalı.
res judicata
Maddi kesin hüküm etkisi; her final judgment otomatik aynı kapsamda değildir.
interim measure
Üst kavram; emir/yasak niteliğinde interim injunction kullanılabilir.
burden of proof
Delil sunma yükü ile ispat standardı ayrı tutulmalıdır.
judicial preservation or recording of evidence
HMK 400 kurumu; discovery ile özdeş değildir.
court-appointed expert's report
Mahkemece görevlendirilen bilirkişi; taraf uzman görüşü ayrı.
amendment of procedural acts by way of islah
Türk usul mekanizması; generic amendment daha geniştir.
appeal on facts and law
Bölge adliye mahkemesi incelemesi; genel appeal sorgusunda temyizden ayrı gösterilir.
appeal on points of law
Yargıtay incelemesi; cassation appeal açıklayıcı varyant.
service of documents
Usule uygun bildirim; yalnız notification her bağlamı karşılamaz.
settlement
HMK sulhu ile sözleşmesel settlement kapsamları ayrıca etiketlenir.
waiver of the claim
Türk HMK bağlamında haktan vazgeçme; withdrawal ile otomatik eşleştirilmez.
withdrawal of the action
HMK 123 bağlamı; feragat ile ayrı kavram.
acceptance of the claim
Davalının talep sonucunu kabulü; delilin kabulü değildir.
dismissal on procedural grounds
Esastan ret ile ayrılır; with/without prejudice bağlama göre ayrıca incelenmeli.
dismissal on the merits
Talebin esas bakımından reddi; yalnız rejection yetersiz kalabilir.
hearing
Her hearing tam yargılama anlamındaki trial değildir.
reasoned judgment
Kararın hukuki ve maddi gerekçelerini içeren metin.
costs of proceedings
Türk usul kapsamı; attorney's fees kapsamı ülkeye göre değişir.
action for a declaration that no debt is owed
İİK 72 bağlamında borçlu olmadığının tespiti; negative declaratory action kullanım varyantıdır.
action to recover money paid but not owed
İİK 72 için açıklayıcı karşılık; genel restitution teriminden daha dar.
action to annul an objection to enforcement
İİK 67 yolunu ifade eden açıklayıcı çeviri; itirazın kaldırılmasıyla birleştirilmez.
removal of an objection to enforcement
İcra mahkemesindeki özel yol; genel iptal davasından ayrı.
provisional removal of an objection to enforcement
Geçici kaldırma mekanizmasına özgü açıklayıcı karşılık.
action for release from the alleged debt
İİK 69 bağlamı; menfi tespitle otomatik eşanlamlı değildir.
enforcement proceedings
Takip süreci; execution sözcüğünün ceza hukuku anlamından ayrılır.
judgment-based enforcement
İlam niteliğindeki belgeler için açıklama genişletilmelidir.
enforcement without a prior judgment
Türk hukukuna özgü takip yapısını açıklayan karşılık.
payment order
İcra dairesi belgesi; başka ülkelerdeki yargısal payment order usulüyle özdeş sayılmaz.
enforcement order
İlamlı icra belgesi; ödeme emrinden ayrı tutulur.
application to commence enforcement proceedings
Takibin başlatılmasına ilişkin talep.
objection to the debt
Borcun varlığı veya kapsamına yönelik itiraz.
challenge to the authenticity of a signature
İmzanın kişiye ait olduğunun reddi bağlamı.
enforcement court
Türk mahkemesi kurumu; enforcement office değildir.
enforcement office
Takibi yürüten daire; mahkeme değildir.
attachment of assets
Malvarlığına yönelik icra işlemi; İngilizce attachment sözcüğünün belge eki anlamı ayrı.
seizure of property
Fiziksel el koyma vurgulu kullanım; bütün hacizler fiziksel zapt değildir.
provisional attachment
İİK 257 temelli koruma; freezing injunction ile eşdeğer kurum varsayılmaz.
third-party attachment notice
İİK 89 kapsamında üçüncü kişi nezdindeki hak ve alacaklar.
lifting of an attachment
Haczin kaldırılması; ödeme veya feragat sonucu otomatik olduğu ileri sürülmez.
third-party claim to attached property
Haciz bağlamındaki mal üzerindeki hak iddiası.
action concerning entitlement to attached property
Miras sebebiyle istihkak gibi farklı anlamlardan ayrılır.
schedule of creditors and their ranking
Alacakların sırası ve dağıtım bağlamı.
setting aside an enforcement auction
İcra ihalesi; sıradan sözleşmenin termination anlamı değildir.
stay of enforcement
Türk usul dayanağı ayrıca belirtilir; karşı sistemdeki şartlar ithal edilmez.
compensation for an unjustified objection to enforcement
Açıklayıcı karşılık; ceza veya punitive damages olarak etiketlenmez.
compensation for bad-faith enforcement
Yalnız icra bağlamı; iş hukukundaki kötü niyet tazminatı ayrı kavramdır.
negative clearance
4054 m.8 kapsamında Kurul işlemi; borçsuzluk davası değildir.
action for a declaration of non-infringement
SMK 154 bağlamı; İngiliz patent terminolojisi karşılaştırması işlevseldir.
power of attorney
Temsil yetkisini gösterir; avukatlık hizmet sözleşmesiyle aynı belge değildir.
arbitration agreement
Tahkime başvurma anlaşması; arbitration clause bunun sözleşme içindeki biçimidir.
arbitral award
Devlet mahkemesi judgment kavramından ayrı.
seat of arbitration
Duruşmanın fiziksel yapıldığı venue ile ayrılır.
arbitration clause
Bir sözleşmedeki tahkim hükmü.
right of access to a court
Yargısal başvuru olanağı; sonuç garantisi değildir.
right to a fair trial
AİHS bağlamı; fair hearing kullanımını bağlama göre koru.
equality of arms
Usulde taraflar arasındaki denge ilkesi.
adversarial proceedings
Delil ve görüşlerden haberdar olma ve cevap imkanı; yalnız hukuk sistemi sınıflandırması değildir.
right to an effective remedy
AİHS bağlamındaki giderim yolu.
with reservation of rights
Sözleşmesel hak saklı tutma; settlement privilege anlamındaki without prejudice ayrı.
without prejudice to this provision
Bir hükmün etkisini koruma bağlamı; sulh yazışması gizliliği iddiası değildir.
to the extent permitted by applicable law
Sınırlayıcı sözleşme formülü; governing law seçimiyle karıştırılmaz.
unless otherwise agreed in writing
Şekil ve istisna formülü; şekil şartının geçerliliği ayrıca incelenir.
for the avoidance of doubt
Açıklayıcı yazım formülü; tek başına kapsamı değiştirmez.
including but not limited to
Sayımın örnekleyici olduğunu belirtmek için; yorum hukuk sistemine bağlı.
from the date of service of the notice
Süre başlangıcını belirtir; yalnız upon service yazılması tarih ve süre anlamını daraltabilir.